Zengezur Koridoru ile Kars-Iğdır-Dilucu hattı bölgenin ticaret haritasını değiştirirken Erzurum’un önündeki asıl mesele, bu hareketliliğin ekonomik değere dönüşmesini sağlamak.
Bir şehrin kaderini bazen sahip olduğu kaynaklar değil, coğrafyasını nasıl kullandığı belirler.
Erzurum, tarih boyunca bunun en önemli örneklerinden biri oldu.
İpek Yolu üzerinde bir geçiş noktasıydı. Doğu ile batı arasında ticaretin duraklarından biriydi. Kervanların geçtiği, tüccarların konakladığı, farklı coğrafyaların birbirine bağlandığı bir merkezdi.
Bugün ise aynı coğrafya yeni bir ticaret düzeninin eşiğinde duruyor.
Zengezur Koridoru konuşuluyor.
Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı'nın yapımı başladı.
Orta Koridor'un kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Karadeniz limanları ile Doğu Anadolu arasındaki bağlantılar güçlendirilmeye çalışılıyor.
Bütün bunlar olurken Erzurum'un önünde çok basit ama çok önemli bir soru var:
Erzurum bu yeni koridorun neresinde?
Çünkü mesele yalnızca trenlerin, kamyonların ya da yüklerin hangi güzergâhtan geçeceği değil.
Asıl mesele, o ticaret hareketinin hangi şehirlerde ekonomik değer üreteceği.
Zengezur doğrudan Erzurum'dan geçmeyecek, ama Erzurum'u ilgilendiriyor
Öncelikle gerçekçi olalım.
Zengezur Koridoru'nun Türkiye'deki ana demiryolu bağlantısı Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu hattı üzerinden şekilleniyor. Türkiye'nin bu hattı için 2025 yılında temel atıldı. Toplam 224 kilometrelik projenin 2,4 milyar avroluk yatırım büyüklüğüne sahip olduğu açıklandı. Türkiye'nin hedefi, bu hattın Azerbaycan ve Nahçıvan bağlantısını güçlendirmesi.
Dolayısıyla Erzurum, Zengezur'un doğrudan güzergâhındaki şehirlerden biri değil.
Fakat bu durum Erzurum'un denklem dışında olduğu anlamına gelmiyor.
Tam tersine.
Çünkü Erzurum'un avantajı, tek bir koridora bağlı olmamasında yatıyor.
Şehir; doğu-batı yönünde demiryolu ve karayolu bağlantılarına sahip. Kuzey-güney ulaşım akslarıyla Karadeniz'e bağlanıyor. Palandöken Lojistik Merkezi bulunuyor. Organize sanayi bölgeleri büyüyor. İhracat kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar sürüyor.
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı da Erzurum'un hava, kara ve demiryolu bağlantıları nedeniyle lojistik merkez olarak seçildiğini; Palandöken Lojistik Merkezi'nin bölgeyi sınır ötesi pazarlara açabilecek bir ticaret merkezi niteliği taşıdığını belirtiyor.
Yani Erzurum'un önündeki fırsat, Zengezur'un güzergâhında olmak değil; Zengezur'un oluşturacağı yeni ticaret ağından beslenebilecek bir merkez olmak.
Aradaki fark çok büyük.
Asıl yarış koridorun kendisinde değil, koridorun çevresinde yaşanacak
Bugün Zengezur denildiğinde tartışma genellikle güzergâh üzerinden yapılıyor.
Oysa uluslararası ticarette asıl ekonomik yarış, koridorların çevresinde yaşanır.
Yük gelir.
Depolanır.
Gümrüklenir.
Paketlenir.
İşlenir.
Dağıtılır.
Üretime dönüşür.
Sonra başka pazarlara gönderilir.
İşte şehirleri zenginleştiren süreç budur.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Zengezur Koridoru'nun Orta Koridor'u destekleyeceğini ve Dilucu-Kars demiryolu hattının bu yapı içerisinde önemli rol oynayacağını açıklıyor. Bakanlık ayrıca Zengezur hattında 15 milyon tonluk yük kapasitesi öngörüyor.
Bu rakamlar yalnızca ulaştırma açısından değil, bölgedeki şehirlerin geleceği açısından da okunmalı.
Çünkü milyonlarca tonluk yükün hareket ettiği bir coğrafyada sadece demiryolu şirketleri kazanmaz.
Lojistik firmaları kazanır.
Depolama sektörü büyür.
Gümrük hizmetleri gelişir.
Nakliye sektörü hareketlenir.
Sanayi yatırımları artar.
Yeni istihdam alanları oluşur.
Ve eğer doğru planlama yapılırsa, şehir ekonomisi büyür.
Erzurum'un bugün yapması gereken de tam olarak budur:
Koridoru seyretmek değil, koridorun ekonomik ekosistemine dahil olmak.
Palandöken neden bu denklemde kritik?
Burada Palandöken Lojistik Merkezi'nin önemi ortaya çıkıyor.
Erzurum'un elindeki en önemli avantajlardan biri hazır bir lojistik altyapıya sahip olması.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da Palandöken Lojistik Merkezi'nin 2018'de hizmete açıldığını ve Erzurum'un sanayi ve ticaret faaliyetlerini güçlendirdiğini belirtiyor. Aynı açıklamada Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hattının etüt çalışmalarının 2026'da tamamlanmasının hedeflendiği de ifade ediliyor.
Bu iki gelişmeyi yan yana koyduğumuzda ortaya önemli bir tablo çıkıyor.
Bir tarafta Kars-Iğdır-Dilucu üzerinden Azerbaycan ve Nahçıvan'a uzanacak yeni bir demiryolu bağlantısı...
Diğer tarafta Erzurum'un mevcut demiryolu ağı, Palandöken Lojistik Merkezi ve batıya uzanan ulaşım bağlantıları...
Üstelik Erzurum'un Karadeniz'e ulaşımını güçlendirecek Ovit, Kırık ve diğer ulaşım projeleri de devam ediyor.
Bu tablo bize şunu söylüyor:
Erzurum'un önünde bir bağlantı problemi kadar, bir planlama problemi var.
Çünkü bağlantılar tek başına yeterli değil.
Bu bağlantıların birbirine bağlanması gerekiyor.
Kars'taki ticaret Erzurum'a nasıl ulaşacak?
Erzurum'daki üretim Kars-Iğdır hattına nasıl bağlanacak?
Palandöken Lojistik Merkezi hangi ürünlerin dağıtımında kullanılacak?
Erzurum OSB'lerinde üretilecek ürünler hangi pazarlara hangi maliyetle ulaştırılacak?
Karadeniz limanlarından gelen yük Erzurum üzerinden doğuya taşınabilecek mi?
Bunlar artık şehir adına sorulması gereken somut sorular.
Erzurum için mesele “geçiş” değil, “merkez” olabilmek
2 Ekim 2026'da Erzurum'da gerçekleştirilen 30. Sultan Sekisi Toplantısı'nda Zengezur Koridoru'nun şehre ve bölgeye sağlayabileceği imkanların ele alınması tesadüf değil. Erzurum Valisi Aydın Baruş da koridorun bölgenin ticaret haritasını yeniden şekillendirme potansiyeline dikkat çekti.
Demek ki şehirde de artık meselenin farkına varılıyor.
Ancak farkında olmak başka, hazırlıklı olmak başka.
Erzurum'un önünde üç seçenek bulunuyor.
Birinci seçenek, koridorun açılmasını beklemek.
İkinci seçenek, koridor açıldığında ne yapılacağını tartışmaya başlamak.
Üçüncü seçenek ise şimdiden hazırlık yapmak.
Bence doğru olan üçüncü seçenek.
Erzurum'un Zengezur konusunda yalnızca siyasi ve diplomatik gelişmeleri takip eden bir şehir olmaktan çıkması gerekiyor.
Ticaret ve sanayi kuruluşları, üniversite, yerel yönetimler, kamu kurumları ve lojistik sektörü ortak bir çalışma yürütmeli.
Hatta daha somut bir ifadeyle:
“Zengezur ve Erzurum Lojistik Eylem Planı” hazırlanmalı.
Hangi sektörler fırsattan yararlanabilir?
Hangi ürünler Erzurum'dan ihraç edilebilir?
Hangi depolama yatırımlarına ihtiyaç var?
Hangi gümrük ve lojistik işlemleri şehirde yapılabilir?
Palandöken Lojistik Merkezi nasıl daha etkin kullanılabilir?
OSB'ler demiryolu ve lojistik altyapısıyla nasıl entegre edilebilir?
Bu soruların cevapları masaya konulmadan “Erzurum kazanacak” demek fazla kolaycılık olur.
Çünkü ticarette fırsatlar kendiliğinden şehirlere para bırakmaz.
Hazırlıklı olan şehirler fırsatı ekonomik değere dönüştürür.
Erzurum'un tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olmasının nedeni yalnızca coğrafi konumu değildi.
O coğrafyanın avantajını kullanabilmesiydi.
Şimdi tarih yeni bir sayfa açıyor.
Zengezur, Orta Koridor ve yeni demiryolu bağlantıları bölgenin ticaret haritasını yeniden şekillendirirken Erzurum'un yeniden aynı soruyu sorması gerekiyor:
Biz bu haritanın neresindeyiz?
Cevap sadece haritada bir nokta olmamalı.
Erzurum, ticaretin geçtiği değil, ticaretin değer ürettiği bir merkez olmak zorunda.
Çünkü trenin Erzurum'dan geçmesi başka şeydir...
Ticaretin Erzurum'da durması başka.
Ve asıl mesele tam da budur.Hakan Dikmen İletişim ve Gazetecilik Uzmanı Gazeteci | Yazar