AzadMedia
Telegram Facebook Twitter Youtube Instagram

Can Bula Cananını, Bayram O Bayram Ola

  • + A
  • - A
  • Bu gün, 13:02

    Can Bula Cananını, Bayram O Bayram Ola

    Kurban Bayramı geldi…

    Ama kimsenin içi bayram değil artık.

    Sokaklara bakıyorsun; yüzlerde telaş var, gönüllerde yorgunluk…
    Eskiden bayram sabahı başka kokardı bu memleket.
    Bir kapı çalınırdı mesela…
    “Gel evladım, kahvaltı hazır” denirdi.
    Şimdi kimse kimsenin kapısını çalmıyor.
    Çünkü insanlar artık birbirine değil, sadece telefona dokunuyor.

    “Can bula cananını…” derdi eskiler.
    Ne güzel söz…
    İnsanın sevdiğine kavuşmasıydı bayram.
    Barışmasıydı.
    Sarılmasıydı.
    Helallik istemesiydi.

    Şimdi herkes birbirine küs ama Instagram’da mutlu.

    Kurban kesiliyor…
    Ama kibir dimdik ayakta.
    Et dağıtılıyor…
    Ama merhamet yıllardır aç.
    Millet sofraya kavurma koyuyor, vicdan hâlâ kuru ekmek yiyor.

    Bayram dediğin sadece takvim günü değildir.
    Bayram; kırdığın insanı arayabiliyorsan vardır.
    Annenin sesini duyunca boğazın düğümleniyorsa vardır.
    Babanın elini öperken içinden bir şey titriyorsa vardır.
    Yetimin başını okşayınca gözün doluyorsa vardır.

    Yoksa yeni gömlekle çekilmiş sahte fotoğrafların bayramla alakası yok.

    Eskiden fakir evine et girsin diye heyecan olurdu.
    Şimdi millet etin kilosuna bakıp iç geçiriyor.
    Bir tarafta kurbanlık fiyatını konuşanlar…
    Diğer tarafta çocuklarına ayakkabı alamayan babalar…

    Ve en acısı ne biliyor musunuz?

    İnsanların artık yoksulluğa değil, alışmışlığa mahkûm olması.

    Kimse şaşırmıyor artık.
    Çünkü düzen utanmayı da, üzülmeyi de normalleştirdi.
    Bir çocuk bayramlık giyemiyor diye kimsenin uykusu kaçmıyor.
    Ama telefon çekmeyince herkes sinir krizi geçiriyor.

    İşte çağın özeti bu.

    Vicdan çevrimdışı…
    Gösteriş full çekiyor.

    Oysa bayram biraz da durmaktır.
    Kendine bakmaktır.
    Kırdığın kalpleri saymaktır.
    Bir mezarlığa gidip sessizleşmektir.
    Toprağın altında yatanların, üstündekilerden daha huzurlu olduğunu fark etmektir.

    Belki de bu yüzden artık bayramlar eskisi gibi gelmiyor bize.
    Çünkü çocukluğumuzdaki insanlar yok.
    Samimiyet yok.
    Mahalle yok.
    O eski “buyur komşu” sıcaklığı yok.

    Herkesin evi büyüdü…
    Ama sofrası küçüldü.
    Cebimiz doldu belki…
    Ama içimiz eksildi.

    Şimdi herkes birbirine “iyi bayramlar” diyor.
    Ama kimsenin birbirine iyi geldiği yok.

    Yine de umut tamamen ölmedi.

    Belki bu bayram biri babasını arar.
    Belki yıllardır konuşmayan iki kardeş barışır.
    Belki bir çocuk ilk kez bayramlık giyer de aynaya gülümser.
    Belki biri gizlice bir ihtiyaç sahibinin kapısını çalar.

    İşte o zaman bayram olur.

    Çünkü bayram; et değil, yürektir.
    Bayram; paylaşınca büyüyen şeydir.
    Ve insan insanın yarasını sarabiliyorsa…

    İşte o gün gerçekten
    “Bayram o bayram ola…”


    www.AzadMedia.az

    Mətndə səhv var? Onu siçanla seçin və Ctrl+Enter düyməsini basın.
    OXŞAR XƏBƏRLƏR

    Köşə
    XƏBƏR LENTİ
    BÜTÜN XƏBƏRLƏR