AzadMedia
Telegram Facebook Twitter Youtube Instagram

Erzurum’un temel sorunu güzergâh eksikliği değil; geçen ticareti üretim, lojistik ve ihracatla buluşturamamasıdır. Bu nedenle ticaret yolları değişirken şehir bu süreçten kazanç sağlayamamaktadır.

  • + A
  • - A
  • Dünən, 10:14

    Erzurum’un temel sorunu güzergâh eksikliği değil; geçen ticareti üretim, lojistik ve ihracatla buluşturamamasıdır. Bu nedenle ticaret yolları değişirken şehir bu süreçten kazanç sağlayamamaktadır.

    Yük Geçerken Erzurum Neden Kazanmıyor?/Doğu ile batı arasındaki ticaret yollarının yeniden şekillendiği bir dönemde Erzurum’un asıl sorunu güzergâh eksikliği değil, geçen ticareti üretim, lojistik ve ihracatla buluşturamamak.

    Bir kamyon düşünün…

    Doğudan geliyor.

    Erzurum’dan geçiyor.

    Batıya gidiyor.

    İçindeki yükün değeri milyonlarca lira olabiliyor.

    Ama o kamyon Erzurum’da ne bırakıyor?

    Bir akaryakıt alımı…

    Belki bir yemek…

    Belki kısa bir konaklama…

    Sonra yoluna devam ediyor.

    Peki bu mudur lojistik merkez olmanın anlamı?

    Elbette değil.

    Çünkü bir şehrin üzerinden ticaret geçmesi ile o ticaretten ekonomik değer üretmesi arasında büyük bir fark var.

    Erzurum'un yıllardır karşı karşıya olduğu temel meselelerden biri de tam olarak bu.

    Coğrafi olarak önemli bir noktadayız.

    Doğu ile batının arasında bulunuyoruz.

    Karayolu bağlantılarımız var.

    Demiryolu bağlantımız var.

    Palandöken Lojistik Merkezi var.

    Organize sanayi altyapımız var.

    Buna rağmen şehir ekonomisi, sahip olduğu bu avantajları olması gereken ölçüde ticari katma değere çevirebilmiş değil.

    Şimdi önümüzde Zengezur Koridoru, Orta Koridor ve yeni demiryolu yatırımlarıyla birlikte yeni bir fırsat penceresi açılıyor.

    Fakat aynı soru yeniden karşımıza çıkıyor:

    Bu kez yük geçerken Erzurum kazanacak mı?

    Transit geçiş zenginlik anlamına gelmiyor

    Lojistik konusunda yapılan en büyük yanlışlardan biri, bir şehrin ulaşım güzergâhı üzerinde bulunmasını tek başına ekonomik avantaj kabul etmek.

    Oysa dünyanın pek çok bölgesinde transit güzergâhların geçtiği şehirler var.

    Ama hepsi aynı ölçüde zenginleşmiyor.

    Çünkü transit taşımacılık kendi başına sınırlı bir ekonomik değer oluşturuyor.

    Asıl katma değer, yükün şehirde işlenmesiyle ortaya çıkıyor.

    Bir ürün Erzurum'dan geçiyorsa başka…

    Erzurum'da depolanıyorsa başka…

    Erzurum'da paketleniyorsa başka…

    Erzurum'da işleniyorsa başka…

    Erzurum'dan ihraç ediliyorsa ise bambaşka.

    İşte şehir ekonomisinin büyümesini sağlayan zincir burada kuruluyor.

    Bu nedenle Erzurum'un bundan sonraki hedefi sadece “daha fazla araç geçirmek” olmamalı.

    Hedef;

    daha fazla yükü Erzurum'da tutmak, daha fazla ürünü Erzurum'da işlemek ve daha fazla ürünü Erzurum'dan dünyaya göndermek olmalı.

    Palandöken var, fakat ekosistem tamamlanmalı

    Palandöken Lojistik Merkezi bu açıdan önemli bir avantaj.

    Ancak lojistik merkezlerin başarısı yalnızca tesisin varlığıyla ölçülmez.

    Onu besleyen üretim ve ticaret ağı da gerekir.

    Bir lojistik merkez düşünün.

    Demiryolu bağlantısı var.

    Depolama alanı var.

    Yük elleçleme imkânı var.

    Fakat çevresinde yeterince yüksek hacimli üretim yoksa o merkez beklenen ekonomik hareketi oluşturamaz.

    İşte Erzurum'un çözmesi gereken düğüm burada.

    Lojistik ile sanayi birbirinden ayrı düşünülemez.

    Erzurum Organize Sanayi Bölgesi'nde üretilen ürünlerin lojistik merkez üzerinden pazarlara taşınması gerekiyor.

    Aynı şekilde dışarıdan gelen hammaddelerin daha düşük maliyetle Erzurum'a ulaştırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ihracatın kolaylaştırılması gerekiyor.

    Bu bağlantı kurulmadığı sürece Palandöken'in potansiyelinin tamamından yararlanmak mümkün değil.

    Dolayısıyla mesele yalnızca Palandöken Lojistik Merkezi'nin kapasitesi değil.

    Mesele Palandöken'in çevresinde nasıl bir ekonomik ekosistem kurulacağıdır.

    Zengezur yeni bir fırsat ama garanti değil

    Bugün Zengezur Koridoru'nun açılması, Türkiye'nin Kafkasya ve Orta Asya bağlantıları açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

    Türkiye'nin Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demiryolu projesi de bu yeni ulaşım denkleminde önemli bir yere sahip.

    Ancak burada Erzurum açısından kritik bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor:

    Yeni bir koridorun açılması, Erzurum'un otomatik olarak kazanacağı anlamına gelmiyor.

    Ticaret akışının hangi şehirlerde duracağı önceden belirlenmiş değil.

    Yatırımcı nereye gider?

    Maliyeti düşük olan yere gider.

    Lojistik hizmeti hızlı olan yere gider.

    Depolama imkânı bulunan yere gider.

    Gümrük işlemleri kolay olan yere gider.

    Üretim altyapısı güçlü olan yere gider.

    Dolayısıyla Erzurum'un “biz zaten coğrafi olarak avantajlıyız” diyerek beklemesi ciddi bir hata olur.

    Çünkü coğrafi avantaj, rakip şehirler yatırım yaptığında tek başına yeterli olmayabilir.

    Avantajı kalıcı hale getiren şey altyapı değil, organizasyondur.

    Erzurum'un asıl eksiği koordinasyon olabilir

    Şehirlerde ekonomik kalkınma çoğu zaman tek bir kurumun çalışmasıyla gerçekleşmiyor.

    Ticaret ve sanayi odası başka bir şey yapıyor.

    Yerel yönetim başka bir alana odaklanıyor.

    Kamu kurumları kendi yatırım programlarıyla ilerliyor.

    Üniversiteler farklı çalışmalar yürütüyor.

    Özel sektör ise günlük ticari sorunlarla uğraşıyor.

    Bütün bu çalışmalar aynı hedefte birleşmediğinde ortaya parçalı bir yapı çıkıyor.

    Oysa Zengezur ve Orta Koridor gibi büyük ölçekli gelişmeler Erzurum için daha bütüncül bir yaklaşım gerektiriyor.

    Şehrin ortak bir lojistik stratejiye ihtiyacı var.

    Örneğin;

    Hangi ürünleri ihraç edeceğiz?

    Hangi pazarlara ulaşacağız?

    Hangi ürünlerde Erzurum'un rekabet avantajı var?

    Hangi sektörlere yatırımcı çekilecek?

    Palandöken Lojistik Merkezi hangi sektörlerin ihtiyacına göre geliştirilecek?

    OSB ile lojistik merkez arasındaki bağlantı nasıl hızlandırılacak?

    Gümrük süreçlerinde hangi iyileştirmeler yapılacak?

    Bu soruların her biri ayrı bir kurumun değil, Erzurum'un ortak meselesidir.

    Şehir artık “geçiş noktası” zihniyetinden çıkmalı

    Erzurum'un geçmişinde ticaret yolları var.

    Bugününde de önemli ulaşım bağlantıları bulunuyor.

    Geleceğinde ise Zengezur ve Orta Koridor gibi yeni ticaret hatları var.

    Fakat geçmişten bugüne değişmeyen bir sorun varsa o da şu:

    Erzurum çoğu zaman geçiş güzergâhının avantajını konuşuyor, fakat bu geçişi ekonomik üretime dönüştürmenin yollarını yeterince tartışmıyor.

    Artık bu anlayış değişmeli.

    Bir kamyonun Erzurum'dan geçmesi haber olmamalı.

    O kamyonun Erzurum'da yük alması haber olmalı.

    Bir trenin Erzurum'dan geçmesi tek başına başarı sayılmamalı.

    O trenin Erzurum'dan ihraç ürünleri taşıması başarı sayılmalı.

    Bir lojistik merkezinin bulunması yeterli görülmemeli.

    O merkezin üreticiye, ihracatçıya ve yatırımcıya ne kadar hizmet verdiği ölçülmeli.

    Çünkü gerçek ekonomik başarı rakamlarda değil, şehirde kalan katma değerde ortaya çıkar.

    Şimdi karar zamanı

    Zengezur Koridoru, Erzurum için bir fırsat olabilir.

    Ama fırsatın kendisi başarı değildir.

    Başarı, o fırsatı kullanabilmektir.

    Erzurum bugün iki farklı gelecek arasında tercih yapabilir.

    Birinci gelecek;

    Yeni yollar yapılır.

    Trenler geçer.

    Kamyonlar geçer.

    Ticaret büyür.

    Ama şehir yine büyük ölçüde seyirci kalır.

    İkinci gelecek ise farklıdır.

    Üretim artar.

    Lojistik güçlenir.

    Palandöken daha etkin kullanılır.

    OSB ile demiryolu bütünleşir.

    Depolama ve işleme tesisleri çoğalır.

    İhracat yükselir.

    Ve Erzurum, üzerinden geçen ticaretten kendi ekonomik değerini üretir.

    Bence artık hedef ikinci gelecek olmalı.

    Çünkü mesele Zengezur'un Erzurum'a gelip gelmeyeceği değil.

    Mesele, Zengezur'un oluşturacağı yeni ticaret düzeninde Erzurum'un ne kadar güçlü bir ekonomik aktör olacağıdır.

    Bunun için de artık beklemek yerine hazırlık yapmak gerekiyor.

    Şehrin iş dünyası, kamu kurumları, yerel yönetimleri, üniversiteleri ve ilgili bütün aktörleri aynı masada buluşmalı.

    Çünkü tarih boyunca şehirleri büyüten yollar değil, yolların sunduğu fırsatları değerlendiren insanlar oldu.

    Erzurum'un önündeki yeni yol da tam olarak bu.

    Zengezur'dan Palandöken'e uzanan ticaret hattı gerçekten kurulacaksa, Erzurum'un artık kendisine şu soruyu sorması gerekiyor:

    Yük geçerken biz neden kazanmayalım?

    Belki de yıllardır cevabını aradığımız soru tam olarak budur.


    www.AzadMedia.az

    Mətndə səhv var? Onu siçanla seçin və Ctrl+Enter düyməsini basın.
    OXŞAR XƏBƏRLƏR

    Köşə
    XƏBƏR LENTİ
    BÜTÜN XƏBƏRLƏR