HEEL ERG BEDANKT NEDERLAND
Hollanda’da yaşayan Hatay kökenli sanatçımız KARSU, uğradığımız deprem felaketinde 16 yakınını kaybetti. Depremzedeler için düzenlediği yardım kampanyasında bir gecede 88.921.469 (seksensekiz milyon dokuzyüz yirmibir bin dörtyüz altmış dokuz) euro toplamayı başardı.
88.921.469 euroyu Türk lirasına çevirmek için, bu rakamı 20 ile çarpmamız gerekiyor. Bu işlemi yaptığımızda ortaya çıkan rakam, pekçok işadamımızın ve hatta holdinglerimizin yaptığı yardımı gölgede bırakıyor. Bu rakam, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in vereceklerini söylediği 100 milyon dolarlık ek yardıma eşit bir rakam.
Teşekkürler “KARSU HOLDİNG”
İnsanlık tarihinin kaydettiği en büyük deprem felaketlerinden biri ülkemizin büyük bir bölümünü etkiledi, 10 kentimiz ilçeleri ve köyleriyle birlikte harabeye döndü. Onbinlerce canımız yıkılan binaların altında kalarak hayatlarını kaybettiler.
Yaşadığımız bu olağanüstü felaket bütün dünyanın Türkiye’ye odaklanmasına neden oldu. Başta kardeş ülkeler olmak üzere, 100’den fazla ülke arama-kurtarma ekipleriyle yardıma koştular. Yardıma koşan ülkeler, imkanları oranında toplayabildikleri insani yardım malzemelerini uçaklara, kamyonlara, tırlara yükleyerek deprem bölgelerine ulaştırma yarışına girdiler.
Bu felaket haberi duyulduğunda, deprem bölgesinde akrabaları, yakınları bulunanlar, bulabildikleri ulaşım araçlarıyla yardıma koştular. Deprem bölgesine koşanlardan biri de, Hatay kökenli Hollandalı sanatçımız KARSU’nun annesiydi. KARSU’nun annesi, internet bağlantısı bulunan uçaktan akrabalarına ulaşmaya çalışırken, kızı KARSU’dan da hemen bir yardım kampanyası başlatmasını istiyordu.
BÜTÜN HOLLANDA YARDIM EDEBİLMEK İÇİN SEFERBER OLDU
Hemen harekete geçen KARSU, çevresine topladığı dostlarıyla birlikte, Hollanda çapında, üstüste iki yardım kampanyası düzenlemeyi başardı. Bu arada 17 yaşından beri tanıdığı Hollanda Kraliçesi’nden Hollanda Dışişleri Bakanı’ndan yardım kampanyasına destek olmalarını rica etti.
Hollanda’nın pekçok radyo ve televizyon kanalı KARSU’nun öncülük ettiği bu “Türkiye’ye Yardım” kampanyasına destek verdiler.
ONDAN KALAN SON HATIRAM: “NEREDESİN SEN?”
KARSU’nun öncülük ettiği ve Hollanda’nın bazı televizyon kanallarından canlı olarak yayınlanan “Türkiye’ye Yardım” etkinliği programında KARSU, Neşet ERTAŞ’ın “NERESİN SEN?” türküsünü seslendirdi.
KARSU, ilk deprem felaketinin duyulmasından hemen sonra telefonla ulaşabildiği yeğeninin kendisiyle bu türküyle seslendiğini söyledi ve “Ondan kalan son hatıram” dedi. KARSU’nun yeğeni, amcası dahil 16 yakını, ikinci deprem şokuna dayanamayan binaların altında kalmışlardı. KARSU, adını aldığı köyün deprem sonrası görüntülerini izleyemediğini söylüyordu; “Çocukluk anılarımdan geriye bir şey kalmamış. Adımın Karsu olmasından dolayı şu anda burada oturduğumu ve tüm şehrin ve bölgenin sesi olduğumu biliyorum” diyordu.
KARSU’nun bu duygusal açıklamaları sonrasında altyazılı olarak seslendirdiği “NEREDESİN SEN?” türküsü, yalnızca etkinliğin yapıldığı salondakileri değil, televizyon ekranları başında bu etkinliği izleyen 1 milyon Hollanda’yı duygulandırdı. Salondakilerin pekçoğu gözyaşlarını tutamadı.
VE.. 88. 921.469 EURO
Yardım etkinliği süresince merakla ve heyecanla izlenen bağış miktarını gösteren panodaki rakamlar giderek hızlanıyor ve yükseliyordu. Kampanyanın sonlandığını bildiren butona basıldığında herkes nefesini tutmuş, sonucun açıklanmasını bekliyordu. Ve panoda herkesi mutlu eden sonuç belirdi: 88. 921.469 (seksensekiz milyon dokuzyüz yirmibir bin dörtyüz altmış dokuz) euro!
88.921.469 euroyu Türk lirasına çevirmek için, bu rakamı 20 ile çarpmamız gerekiyor. Bu işlemi yaptığımızda ortaya çıkan rakam, pekçok işadamımızın ve hatta holdinglerimizin yaptığı yardımı gölgede bırakıyor. Bu rakam, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in vereceklerini söylediği 100 milyon dolarlık ek yardıma eşit bir rakam.
TEŞEKKÜRLER KARSU!
HEEL ERG BEDANKT NEDERLAND!
KARSU’YU YETERİNCE TANIYOR MUYUZ?
Karsu'yu ilk defa, yıllar önce Çırağan Sarayı'nda, Ülker'in ödül gecesinde dinlemiş, büyülenmiştim...
Böyle bir sesin, böyle bir yeteneğin Türkiye'de neden hak ettiği oranda tanınmadığına bir anlam verememiştim. KARSU adını Hollanda’da, Avrupa ve Amerika’da verdiği konserlerle giderek daha sık duymaya başladık. Zaman zaman ülkemizde verdiği konserle onu daha yakından tanıdık ve daha çok sevdik.
KARSU ÖZEL BİR YETENEK
Karsu, gerçekten özel bir yetenek.
KARSU, Hollanda'da yaşıyor; 1970'te Hollanda'ya göç eden Hataylı bir ailenin kızı. Adını, doğduğu köyünden almış, KARSU..
KARSU, küçük yaştan beri müzikle yaşıyor, besteler yapıyor.
KARSU, piyano ve flüt çalıyor.
KARSU, yalnızca caz değil, pop, bossa nova, blues ve Türkçe şarkılar söylüyor.
Laf aramızda, KARSU profesyonel bir aşçı. Televizyonlarda yayınlanan yemek programları milyonlarca ev kadını tarafından ilgiyle izleniyor.
"YA GEL YA BİZİ DE ORAYA AL"
Karsu Dönmez ailesinin Hollanda'ya göç etmesinin öyküsünü şöyle anlatıyor:
"Dedem Fikret Dönmez 1965’te Hollanda’ya işçi olarak gitmiş. Beş sene nenem tek başına yedi çocuğuna bakmış. Ancak sonunda dedeme, 'Ya gel ya da bizi de oraya al' demiş. Böylece annem ve kardeşleri Amsterdam’a gelmişler."
14 yaşındayken Amsterdam’da, babasının aşevinde garsonluk yapmaktan yoruldukça piyano başına oturup şarkılar söylermiş Karsu, sahne hayatı böyle başlamış..
Birgün ünlü belgeselci Mercedes Stalenhoef onu babasının aşevinde şarkı söylerken keşfetmiş. Stalenhoef’in beş yılda tamamladığı “Bir Sırrım Var/KARSU” belgeseli Karsu'yu bütün dünyaya tanıtmış. Bu arada KARSU da, altı aylık bir zaman diliminde 13 ülkede konserler vermiş. Caz, blues, funk... İngilizce, Flemenkçe, Türkçe... Karadeniz türkülerinden Türk sanat müziğine kadar çok geniş yelpazede pek çok ezgiyi yorumluyor, güçlü sesiyle.
"AVRUPA'NIN NORAH JONES'U"
KARSU, "Avrupa'nın Norah Jones'u" olarak anılıyor. Önü açıldığında, hak ettiği zirveye kolayca tırmanabilecek bir yetenek, bir değer.
Karsu'nun sesinin Norah Jones kalitesinde olduğunu, ilk defa, Het Parool (Hollanda) gazetesinde dile getirilmiş. İkisi de piyano eşiliğinde şarkı söylüyor. İkisinin de besteleri var. İkisinin de kıvır kıvır kahverengi saçları var.
KARSU ilk bestelerini babasının aşevinde (Kilim Restaurant) yemek yiyenler üzerinde test etmiş. Bir süre sonra insanlar yalnızca yemek yemek için değil, KARSU'yu ve bestelerini dinlemek için gelmeye başlamışlar; kazançlar artmış. İlginç bir ayrıntı, o dönemde KARSU'nun müzikten fazla bir beklentisi yokmuş. Tek amacı, babasının aşevindeki müşteri sayısını artırmak, Kilim Restoran'ın adını duyurmakmış.
"BEN DE BU ADAM GİBİ PİYANO ÇALMAK İSTİYORUM"
Bir gün televizyonda piyano çalan uzun saçlı bir adam görmüş. "Ben de bu adam gibi piyano çalmalıyım" diye karar verdiğinde henüz yedi yaşındaymış.
Ailesi, 'hevesi geçer' düşüncesiyle, önce piyano almak yerine kiralamayı tercih etmişler. Daha sonraları komşularının hediye etmesiyle bir piyano sahibi olmuş, KARSU.
19 yaşındayken Carnegie Hall'e ikinci defa çıkma başarısını göstermiş. Mutfak çalışmaları yanı sıra müzikle olan ilişkisini de geliştirmiş. "Kariyerimi bu yönde ilerletmeye çalışsam kimseye bir zararım olmaz. 50'li yaşlara geldiğimde, başkalarını dinleyip alkışlarken, 'keşke ben de müzisyen olsaydım' diye hayıflanmak istemiyordum” diyor, o günlerini anlatırken..
17 YAŞINDA HOLLANDA KRALİÇESİNE KONSER VERMİŞ
Hollanda Kraliçesi Maxima için 17 yaşındayken sahneye çıkıp şarkılar söylemiş. Konser sonrasında, kraliçeye albümünü hediye etmek istediğinde, çok gurur duyduğu bir ödül almış; kraliçe, 'Karsu, albümün bizde var, kızlar senin şarkılarını söylüyor' demiş.
KARSU, şarkı ve türkülerimizi de severek söylüyor. "Gesi Bağları"nı çok seviyormuş. 'Bu şarkıyı Avrupa coğrafyasında nasıl sevdirebilirim' arayışları sonucunda, bossa nova ritminde okumaya karar vermiş. İlginçtir, pekçok türkümüz bossa nova ritminde okunduğunda, daha evrensel bir lezzet kazanıyor. Türkülerimizi ilk olarak Avrupa coğrafyasıyla buluşturan Tülay German'ı rahmet ve saygıyla anıyorum.

KARSU, rahmetli Neşet Ertaş'ın "Neredesin Sen" türküsüne de kendisine özgü bir yorum kazandırmış.
Hollanda'da yetişmiş olmanın kendisi için şans olduğunu belirten KARSU, "Hatay'ın Karsu köyünde yetişmiş olsaydımkendimi tanıtmada bu kadar şanslı olmayabilirdim" diyor. Geçen yıl köyüne Ricciotti Ensemble Orkestrası ile gitmiş. Köylüler, "Hem annemi hem babamı, ben köyümü özledim" türküsünü ayakta alkışlamışlar.
YEMEK YAPARAK DA HAYATIMI KAZANABİLİRİM
Yemek yapmayı çok sevdiğini belirten KARSU, bu konuda ilginç şeyler söylüyor:
"Yemek işi ailemizin geçim kaynağı. Evde, aşevinde her zaman sarmici (kısır), assır, oruk (içli köfte) gibi Hatay yemekleri pişer. Yemek yapmayı çok seviyorum. Sanatçı olarak iş bulamazsam, ikinci mesleğim aşçılık olur."
Burada not düşmek isteriz; KARSU hazırladığı, fakat henüz piyasaya çıkmamış son yemek kitabının da bütün gelirini deprem felaketine uğramış canlarımıza bağışlamış.
Ülker Piriyeva